Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 108 ada 207 parsel sayılı 4.179.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle orta malı olarak tespit edilmiştir.
Davacı A…
….., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tarla vasfı ile O…
…. A…
…. mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davaya konu 108 ada 207 numaralı parsel davacı adına tesbit edilip kesinleşen 108 ada 109 numaralı parsele uygulanan 938 tahrir yıllı 1058 ila 1061 numaralı vergi kaydı miktar fazlası olduğundan bahisle harman yeri olarak sınırlandırılmıştır.
Davacı, anılan vergi kayıtlarına ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece komşu parsel kayıtları getirtilip mahalline uygulanmak suretiyle keşif yapılmış ve yukarda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının dayandığı vergi kayıtlarının davacı adına tesbit edilip kesinleşen 109 numaralı parsele ait olduğu ve bu vergi kayıtlarının davaya konu parsel yönünü harman yeri olarak okuduğu mahallinde yapılan keşif ve uygulamayla belirlendiği gibi, eylemli durumda da 110 numaralı parselin harman yeri olarak kesinleşen taşınmaza komşu olduğu belirlenmiş bulunmaktadır.
Davacının kendi adına tesbit edilen vergi kayıtları davaya konu parsel yönünü harman yeri okuduğu gibi diğer komşu parsel kayıtları da bu yönü harman yeri olarak okumakta eylemli durumda da taşınmaz umuma ait harman yerine bitişik bulunmaktadır. Harman yeri hududu genişletilmeye müsait hudutlardan olup harman yerlerinin zilyetlikle iktisabı mümkün değildir.
Davacı adına tesbit edilen parsele uygulanan vergi kaydı davaya konu parsel yönünü harman yeri okuduğuna ve eylemli durumda da bu taşınmaz harman yerine bitişik olduğuna göre kayıt miktar fazlasının harman yerinden elde edildiğine kabulü zorunludur.
Her ne kadar arazi başında dinlenen bilirkişi ve tanıklar taşınmazın tarım arazisi olduğunu ve 40 yılı aşkın süredir davacı tarafça sürülüp ekildiğini ifade etmişler ise de; resmi kayda ve özellikle davacının dayandığı vergi kaydına aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez.
Hal böyle olunca davacının davasının reddine, taşınmazın tesbitte olduğu gibi harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir.
Mahkemece değerlendirmede hataya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.9.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy