16. Hukuk Dairesi 2007/2989 E., 2007/4802 K. GÖREVLİ MAHKEME MER'AYA ELATMANIN ÖNLENMESİ
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 25 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 27 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 111, 102 ada 1 ve 103 ada 1 parsel sayılı 579765.97, 659958.19 ve 213096.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar mer'a olarak sınırlandırılmışlardır. Davacı tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men'i müdahale ve ecrimisil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; ecrimisil talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davacının 103 ada 1 parsele ilişkin davasının kabulü ile taşınmazın tespit tutanağının iptali ile Kırkpınar Köyü Tüzel Kişiliği mer'ası olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, 102 ada 1 ve 101 ada 111 sayılı parsellere yönelik davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ve çekişmeli 102 ada 1 sayılı parselin teknik bilirkişinin 14.02.2007 tarihli ek raporunda (A) harfi ile gösterdiği bölümün, 101 ada 111 sayılı parselin aynı raporda (C) harfi ile gösterilen bölümünün ayrı bir parsel numarası verilerek Kırkpınar Köyü Tüzel Kişiliği mer'ası olarak, 102 ada 1 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 101 ada 111 sayılı parselin (D) harfi ile gösterilen bölümünün Kurugöl Köyü Tüzel Kişiliği mer'ası olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile davalının 103 ada 1,102 ada 1 parselin (A) ve 101 ada 111 parselin (C) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin mer'aya vaki tecavüzünün menine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından davalı Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada, nizalı taşınmazların mer'a olduğu, ancak davacı köyün bu mer'adan yararlanma hakkı bulunduğu ileri sürülmüştür. Davalı Köy Tüzel Kişiliği de o davada taşınmazın mer'a olduğunu kabul etmiş, ancak kendi köylerinin yararlanma hakkına sahip olduğunu savunmuştur. Şu duruma göre, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davada, taşınmazların hukuksal durumu, tür ve nitelik bakımından ve gerçekte mülkiyet hakkının aidiyeti yönünden uyuşmazlık konusu değildir. Dava konusu taşınmazların mer'a olduğu tarafların kabulündedir. Mer'aların kamu malı olarak mülkiyeti Hazine'ye aittir. Bu durumda köyler arasındaki uyuşmazlık, yararlanma hakkının tespiti ile müdahalenin önlenmesi yani eda ile ilgilidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi hükmünce mer'alar üzerindeki yararlanma hakkının genel bir deyimle hangi köy tüzel kişiliğinin ya da belediyenin mer'ası olduğunun saptanması Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır. Kadastro Mahkemesi sadece taşınmazın mer'a olup olmadığını araştırmakla görevlidir. Taşınmaz mer'a ise, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ve 25. maddeleri hükümlerine göre sınırlandırma kararı vermekle yetinilir. Eda davaları ise, esasen Kadastro Mahkemesinin görevine giren dava türlerinde bulunmamaktadır. Müdahalenin önlenmesi davalarının Kadastro Mahkemesinde görülmesi, ancak eda davasına dayanak yapılan hakkın tespitinin Tapulama Mahkemesinin görevine giren bir yön olmasına bağlıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince müdahalenin önlenmesi davalarının Kadastro Mahkemesinde görülmesi, ancak mülkiyet hakkına dayanılması halinde mümkün olabilir. Somut olayda ise dava, aidiyete ilişkin haktan kaynaklanmakta, diğer bir ifadeyle men'i müdahale davasının kabul veya reddi hususunun aidiyete göre belirlenmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava,
Kadastro Mahkemesine devri gereken nitelikte bir mülkiyet uyuşmazlığı içermediğinden, aidiyet ihtilafının çözüm yeri genel hukuk mahkemesidir. Bu yönler gözönünde tutularak mahkemece, görevsizlik kararı ile beraber olağan yönteme göre kadastro yapılması için tutanakların Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmelidir. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün (BOZULMASINA), 30.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy