16. Hukuk Dairesi 2009/6816 E., 2009/7734 K. KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI MER'A ZİLYETLİK
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca ince-lenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 144 ada 21 parsel sayılı 12764,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 144 ada 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak mer'a niteliği ile sınırlandırılmış ve mer'a siciline kaydedilmiştir. Davacılar Mustafa ve Uğur, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescili için dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın mer'a sicil kaydının iptali ile eşit paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ta-rafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı adına tespit edilip kesinleşen 144 ada 12 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan tapu kaydına ait tescil krokisinin sınırlarında her ne kadar mer'a okumakta ise de, bu taşınmazların kadastro tespiti sırasında ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, çekişmeli taşınmazın mer'a niteliğinde olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ancak, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmazı komşu taşınmazlar ile karşılaştıran ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı gibi, tescil krokisinde mer'a olarak belirtilen taşınmazların kadastro tespitinde ham toprak olarak tespit ve tescil edildikleri dikkate alınarak yeterli irdeleme yapılmamış, tespit tutanağının edinme sütununda yazılı beyanlara aykırı sonuca varılmasına rağmen tutanak bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmemiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davacı taraf dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının oluşumuna esas olan tescil dosyaları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu ve köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yansız bilirkişiden taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesinin kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mer'a bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmen, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, tespit bilirkişi ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki olması durumunda yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, tescil dosyasında dinlenen bilirkişi ve tanık be-yanlarından faydalanmalı, her iki dosyadaki beyanlar arasında çelişki olduğunda yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerine çelişkili hususlar açıklattırılmalı, zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu parsellerle arasında ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mer'a olup olmadığı ile ilgili ve tescil krokisinde mer'a olarak görülen ancak kadastro tespitinde ham toprak olarak tescil edilen taşınmazın
öncesinde mer'a özelliğinin olup olmadığı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün (BOZULMASINA), 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy