MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 39 parsel sayılı 1270.63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği nedeniyle beyanlar hanesinde üzerindeki kargir 2 katlı ev ve kargir garaj ... oğlu ... ve ... oğlu ...'ya ait olduğu gösterilerek davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmaz üzerindeki muhdesatların kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının süresinde keşif giderini yatırmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafça keşif avansının mahkeme veznesine depo edilmediği, davacının mevcut dosya kapsamına göre de davasını ispat edemediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu şekildeki değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtlar varsa celbedilip dosyaya konulması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyanın her yönüyle keşfe hazır hale getirilip hiçbir eksikliğinin bulunmaması gerekir. Dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinden sonra belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretler, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgililere makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşabilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu ara kararına uymamanın sonuçları hazır bulunan davacılara ihtar edilip hazır bulunmayanlara usulen tebliğ edilmelidir. Mahkemece hükme esas alınan ara kararları belirtilen özellikleri taşımamaktadır. Keşif giderinin keşif tarihine kadar davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine, keşfin 25.06.2007 günü saat 10.00'dan itibaren icrasına karar verilmiştir. Bu süre tebliğ giderlerinin yatırılması halinde, keşif davetiyelerinin muhatabına ulaşabilmesi için yeterli bir süre olmayıp, Tebligat Tüzüğünün 12. maddesine de uygun değildir. Bu durumda keşif yapılması olanaksızdır. Yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmek suretiyle usul ve yasaya uygun bulunmayan ara kararına istinaden davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.