(3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 250 ada 353 parsel sayılı 3697.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetliğin terk edilmesi sebebiyle çalılık vasfıyla davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı M. D., kanuni süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 250 ada 353 sayılı parselin M. D. adına tesciline karar verilmiş hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde ön görülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun değildir. Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen 4.6.2007 günlü zirai bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde 50'ye yakın meşe ağacının bulunduğu, taşınmazın %10-15 meyilli olduğu, üzerinde yer yer meşe filizlerinin ve arpadan çok yabani bitkilerin bulunduğu, uzun zamandır tarımsal faaliyette bulunulmadığı ve yeni kullanılmaya başlandığı belirtilmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan 2. keşif sonucu alınan 5.12.2008 günlü ziraat bilirkişi raporunda da taşınmazın toprağının çok taşlı olduğu, dağınık durumda 40 adet kendiliğinden yetişen muhtelif orman ağacı bulunduğu, üzerinde az miktarda taş toplama hariç her hangi bir imar ve ihya faaliyetinin yapılmadığı belirtilmiş, taşınmazın çekilen fotoğrafları rapora eklenmiştir. Birbirini destekleyen, bilimsel nitelikte iki zirai bilirkişi raporu ve fotoğraflara göre 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddelerinde ön görülen imar ve ihyanın yapılmadığı sabit olmuştur. Bu sebeple davanın reddine ve tesbit gibi tescile karar verilmesi gerekirken, teknik verilere dayalı raporlara ters düşen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy