(3402 S. K. m. 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 115 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu olduğundan söz edilerek yüzölçümü ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması sebebiyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüyle çekişme konusu 115 ada 4 Sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (a+b+c+d+e) harfleri ile gösterilen 1324.84 metrekarelik bölümünün orta malı mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, kırmızı kalem ile taralı olarak (f) harfi ile gösterilen 10151.93 metrekarelik bölümünün ise H. C. adına tesciline, davacının kal ve ecrimisil talepleri yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davalı H. C. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişme konusu taşınmazın (f) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı, kalan 1324.84 metrekarelik bölümünün ise sınırında bulunan kadim meradan açılmak suretiyle elde edildiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Çekişmeli parselin malik hanesi, müdahalenin meni davası sebebiyle açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından davalı H. C. aleyhine, köy merasına tecavüzden dolayı elatmanın önlenmesi ecrimisil ve kal davası açılmış; bu dava görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Çekişmeli taşınmazın sınırında kesinleşmiş mera parseli bulunmaktadır. Meraların mülkiyeti Hazineye, intifa hakkı köye ait bulunmaktadır. Mera uyuşmazlıklarında Hazinenin yasal hasım olması zorunludur. Bu sebeple 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi gereğince köy yanında Hazine de davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gibi, taşınmazın o bölümüne uyduğu kabul edilen 6.7.2001 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı, maliki davalı H.C.'ın satışı sebebiyle tedavül görerek 13.8.2001 tarih ve 3 sıra numaralı H. evlatları F. C. ve İ. C. adlarına sicil oluştuğuna göre dava ve tespit tarihinden önce kayden taşınmazı devralan F. ve İ. C.'da davaya dahil edilerek taraf koşulunun sağlanması ve re'sen malik araştırması yapılması gerektiği halde taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi isabetsiz olup,
Sonuç: Temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 15.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy