MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık ...’nin beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili 8.1.2009 havale tarihli şikayet dilekçesiyle,borçlu sanığın alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle ....plaka sayılı aracını sattığını, bu nedenle İİK'nun 331.maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” biçimindeki düzenleme ile dosya içerisinde fotokopisi bulunan ve borçlunun isteği üzerine kendisine verildiği anlaşılan Türkiye İş Bankası .... Şubesinin 21.9.2009 tarih ve 138 muhabere nolu “..araç bedeli firmadan tahsil edilerek nezdimizdeki borçlarına mahsup edilmiştir. Söz konusu işlemi müteakip araç üzerindeki şerhimiz kaldırılmıştır” şeklindeki yazısı birlikte değerlendirildiğinde; aracın satış tarihi, bedeli, icra marifetiyle satılıp satılmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.