MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 162 ada 30, 31, 32, 33 ve 34 parsel sayılı 916.02, 377.73, 576.75, 1152.55 ve 730.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, ifraz, hibe, satış, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 162 ada 30 sayılı parsel davalı ..., 162 ada 31 ve 32 sayılı parseller davalı ..., 162 ada 33 ve 34 sayılı parseller davalı ... adlarına tespit edilmişlerdir. Davacılar, yasal süresi içinde taşınmazların müşterek murisleri ... ve ... ...den intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 02.10.1996 gün, 1996/57 Esas-1996/218 sayılı Karar ile feragat nedeni ile davanın reddine ve çekişme konusu 162 ada 30, 31, 32 ve 33 sayılı parsellerin tespit gibi davalılar adlarına tescillerine karar verilmiş; karar, tebliğ edilerek kesinleştirilmiştir. Davalı ..., dava edilen 162 ada 34 sayılı parsel hakkında tescil hükmü kurulmadığını ileri sürerek anılan parsele ilişkin tescil kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece istek tavzih talebi olarak kabul edilerek evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda tavzih talebinin reddine karar verilmiş; bu karar da tebliğ edilerek kesinleştirilmiştir. Adalet Bakanlığınca kısa karar ile gerekçeli kararın birbiri ile çelişkili olması nedeniyle, kesinleşen hükmün kanun yararına bozulması istenmiş, bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2009 gün, K.Y.B. 2009/214771 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Davacılar ... ... ve ... 162 ada 30, 31, 32, 33 ve 34 sayılı parsellere ilişkin olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda kısa kararda davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise 162 ada 30, 31, 32 ve 33 sayılı parsellerin tespit malikleri davalılar adlarına ayrı ayrı tescillerine karar verilmiş, 162 ada 34 sayılı parsel hakkında ise tescil hükmü kurulmayarak sicil açık bırakılmıştır. Davalı tespit maliki ... ...ün bu hususta verdiği dilekçe tavzih talebi olarak kabul edilmiş; hakkında hüküm kurulması unutulan 162 ada 34 sayılı parsele ilişkin olarak tavzih ile yeniden hüküm kurulması ve hükmün değiştirilmesi mümkün olmadığından 14.06.2006 tarihli karar ile tavzih talebi reddedilmiş;karar, tebliğ edilerek kesinleştirilmiştir. Adalet Bakanlığınca, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün kanun yararına temyiz edilmesi istenmiş, Yargıtay Başsavcılığınca da bu nedenle hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; H.U.M.K.nun 427/VI.maddesi gereğince temyizi kabil olmayan hükümler ile temyiz kabil olan fakat süresi içinde temyiz edilmedikleri için kesinleşen hükümler Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kanun yararına temyiz edilebilir. Somut olayda ise çekişme konusu 162 ada 34 sayılı parsel hakkında mahkemece herhangi bir hüküm kurulmamış, sicil oluşturulmamıştır. İlamın taraflara tebliği, hüküm kurulmayan parsel yönünden hukuki bir sonuç doğurmamaktadır. Taşınmaz hakkında hüküm kurulmadığından ve dava derdest kaldığından kararın şeklen kesinleşmesi söz konusu olsa da gerçek anlamda kesinleştiğinden söz edilemez. Kesinleşmeyen kararlar hakkında olağanüstü kanunyolu olan kanun yararına bozma talep edilmesi mümkün değildir. Hakkında bir karar verilmemiş olan ve halen derdest bulunan 162 ada 34 sayılı parsel mahkemece re'sen ele alınıp, hüküm kurulabilir, hatta kadastro hakimi sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğundan, taşınmazın da sicili açık bırakıldığından taşınmaz hakkındaki dava derhal ele alınıp, tescil hükmü kurulmalıdır. Hal böyle olunca 162 ada 34 sayılı parsel hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, karardan birer suretinin Adalet Bakanlığı ve yerel Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy