MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 2 parsel sayılı ve 16971,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı ve davalının kök murisi ... mirasçıları adlarına eşit paylarla tesciline ilişkin hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemenin 01.09.2009 tarih ve 2008/11-2009-25 sayılı ek kararı ile temyiz süresinin geçtiğinden bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu kez temyiz talebinin reddine dair hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı ...'ın temyiz talebi hakkında; hükmün süresi içerisinde temyiz edilmediği gerekçesi ile “temyiz isteminin reddine” karar verilmiş ise de, davalıya Tebliğat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan mahkeme kararı tebliğinin usulüne uygun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ...'ın anılan ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkemenin “davalının temyiz isteminin reddine” dair ek kararının kaldırılmasına ve temyiz isteminin esastan incelenmesine,
2- Davalı ...'ın esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kök muris ...'a ait olduğu, davalı dayanağı satış senedindeki satışın kimse tarafından bilinmediği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı tarafından fotokopisi sunulan senet aslının ibrazı istenmemiş, senet tanıkları dinlenmemiş, satış olgusu üzerinde yeterince durulmamış, senet içeriğinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, senede değer verilip verilemeyeceği konusunda yeterli araştırma yapılmamış ve evin muhtesat durumu değerlendirilmemiştir. Uyuşmazlık ... tarafından çekişmeli taşınmazın 20.06.1990 tarihli senetle torunu ...'a satılıp satılmadığı noktasındadır. Davalı ... mirasçı olmayıp 3. şahıs durumundadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, sağ olan ve senette imzası bulunan tanıklar ve ihtiyar heyeti katılımı ile yeniden keşif yapılarak, davalının dayandığı satış senedi ve içeriği hususunda
ayrıntılı bilgi alınmalı, senedin sıhhati ve hukuki değerinin tayin ve tespiti için senette imzası bulunan tanıklar, azalar ve senedi tasdik eden muhtar tanık sıfatıyla dinlenmeli, senet içeriğinin beyanlarla doğrulanması halinde evin muhtesat olarak 3. şahıs olan davalı ... adına gösterilmesi gerekeceği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.