MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 335 ada 122 parsel sayılı 4.404,880 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, .... Köyünün kadim merası olması ve Kadastro Komisyonunca mera olarak belirlenen alanda kalması nedeniyle mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacı ..., 07.04.2004 tarihli dava dilekçesi ile askı ilan tarihinden sonra irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmaz içinde kalan avlu ve saman yerinin adına tescili istemiyle Konya Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli kararı ile davanın açıldığı tarihte çekişmeli taşınmazla ilgili tespitin kesinleşmediği gerekçesiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün “ağıl yeri” niteliği ile davacı ... adına tesciline, geri kalan bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile Selçuklu Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuşsa da, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Dosya içinde bulunan bilgi ve belgeler, çekişmeli bölümün konumu ile mahallinde yapılan keşif ve uygulamaya göre çekişmeli bölümün, 4.404.880 m2 yüzölçümündeki mera taşınmazının içinde kaldığı, her ne kadar geçmişten beri aynı aile tarafından ağıl yeri olarak kullanıldığı bildirilse de mera bütünlüğü içinde ve orta malı niteliğindeki merada ağıl yeri, sağım yeri ve diğer amaçla kullanılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy