MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 280 parsel sayılı 19226.11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı İsmail oğlu ..., yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin uzman bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava ve temyize konu olan çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli taşınmazın tespitine karşı dava açılmış olmakla tutanak davalı hale geldiğinden, mahkemece davanın kabul veya reddine karar verilen bütün bölümleri hakkında tescil hükmü kurulması gerektiği halde, mahkemece geri kalan bölüm yönünden tesçil hükmü kurulmamasında isabet bulunmamaktadır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; kararın hüküm bölümünün 2. fıkrasının sonundaki “tesciline” sözcüğünden sonra gelmek üzere “geri kalan bölümünün tespit gibi tesciline” sözcüklerinin hükme eklenmesine ve kararın hüküm fıkrasının düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.