MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Taşınmazların evveliyatının ...'e ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı,...'in aynı zamanda davalı ... ile diğer tespit maliklerinin de miras bırakanı olduğu, ... mirasçıları arasında taksim olup olmadığı, taksim olmuş ise taşınmazların hangi mirasçılara intikal ettiği veya murisin sağlığında bu taşınmazları mirasçılara temlik edip etmediğinin araştırılması, dosyada fotokopisi mevcut 29.05.1979 tarihli anlaşma senedinde ismi geçen tespit maliklerinin çağrılarak beyanlarının doğru olup olmadığının kendilerinden sorulması, beyanlarının doğru olması halinde bu payların davacıya verilmesi, ihtilaf halinde senette yazılı tanıkların ifadesine başvurulması, kök muristen kaldığı anlaşılan 491, 528, 569 ve 701 sayılı parsellere ilişkin 28.11.1975 tarihli ilamın takdir edilecek delillerle birlikte dikkate alınması ve sonucu dairesinde bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 299, 368, 386, 456, 767, 841 ve 1067 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanaklarının malik hanesindeki ..., ..., ..., ... hisselerinin iptali ile bu hisselerin davacı ... mirasçılarına aidiyetine, bunun dışındaki tüm bu parsellerin kadastro tutanaklarındaki yüzölçüm, nitelik, malik ve hisse oranlarının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçılarından ... ve ... vekili ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davacı ...'un mirasçıları ... ve ... vekili ile davalı ...'un sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Adlarına tescile karar verilen kişilerin açık kimlikleri ile pay oranlarının kararda gösterilmemesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.