MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 142 ada 2 parsel sayılı 862.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... vekili tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi ve kal davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin köy meydanı niteliği ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B-son fıkrası uyarınca yol, meydan, köprü gibi orta mallarının haritasında gösterilmesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesindeki tescile tabi kamu hizmetinde kullanılan meydanlardan olduğu kabul edilerek Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; kararın hüküm bölümünün 1. fıkrasındaki "... Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline" sözcüklerinin hükümden çıkarılarak, yerine "haritasında gösterilmesine" sözcüklerinin eklenmesine ve kararın hükü fıkrasının düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.