MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR: ... VE ARKADAŞLARI
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...,..., 246 ada 24 ve 276 ada 6 parsel sayılı 455.35, 1232.16, 10116.92, 11388.12 ve 7070.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davalı ..., 241 ada 150 parsel sayılı 2413.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 241 ada 152 parsel sayılı 4414.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 209 ada 276 parsel sayılı 1090.55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 209 ada 277 parsel sayılı 1770.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla davalılar ... ve ... ..., 163 ada 22 parsel sayılı 13507.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz paylı olarak dava dışı ... ile davalılar ... ve ... ..., 178 ada 210 parsel sayılı 4317.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla davalılar ... , 197 ada 5 parsel sayılı 22481 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise paylı olarak davalılar ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde, taşınmazların kök murisleri ...’tan intikal ettiği ve paylaşılmadığı iddiası ile taşınmazların ... mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından keşif giderlerinin yatırılması amacı ile verilen kesin süre içerisinde ilgili giderlerin yatırılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmünün gerekçe yapılabilmesi için davacı tarafa verilen kesin önel içerisinde keşif giderlerini yatırmamış olması, keşif giderlerini yatırmadığı takdirde oluşacak sonuçların ara kararında belirtilmesi, davacı vekili hazır ise duruşma sırasında davacı vekiline tefhimi, hazır değilse bu doğrultuda çıkarılacak meşruhatlı davetiyenin yöntemine uygun şekilde düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi zorunludur. Mahkemece oluşturulan 10.07.2009 günlü oturum ara kararı ve dosya kapsamına göre davacı vekili duruşmada hazır olmadığı için kesin süre içerisinde keşif giderleri yatırılmadığı takdirde sonuçlarının ne olacağı kendisine tefhim edilemediği gibi, bu konuya ilişkin ara kararının da meşruhatlı davetiye ile davacı vekiline bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda
./..
2010/2670-2011/1720S/2
mahkemece verilen ara kararının davacı tarafı bağlamayacağı ve hukuki sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, davacı tarafa yeniden makul bir süre verilmek suretiyle, bu süre içerisinde keşif giderlerini yatırmadığı takdirde "davacı tarafın keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı, usulüne göre tefhim ya da tebliğ" edilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy