MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro Tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 25 parsel sayılı 16585.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1997 yılında sürülerek tarla haline getirildiği, zilyetliğin yeterli süreye ulaşmadığı belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 120 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazın fotoğrafı çektirilmemiş, çekişmeli taşınmaz ile çevresindeki mera taşınmazları arasında ayırıcı unsur olup olmadığı hususu üzerinde durulmamış, zilyetlik tanıkları dinlenilmek suretiyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşacak bilirkişi kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz ile çevresindeki mera parsellerinin toprak yapısını mukayese eder nitelikte ve komşu mera parselleri ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın keşif sırasında çekilecek fotoğrafları üzerinde taşınmazın ve kullanılan bölümlerinin sınırları kabaca işaretlettirmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, mahallinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan bilirkişi ve tanıkların taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümünün kullanılmadığına ilişkin beyanları nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy