MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 140 ada 69, 73, 74; 147 ada 36 ve 123 ada 112 parsel sayılı 756.36, 938.83, 4844.29, 1417.71 ve 144.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 140 ada 69 ve 73 sayılı parseller taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 147 ada 36 sayılı parsel tapu kaydı, pay devri, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları da gösterilmek suretiyle ..., ... ve ... adlarına, 123 ada 112 sayılı parsel taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 140 ada 74 sayılı parsel ise Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan bahisle çalılık ve ağaçlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., 147 ada 36, 123 ada 112, 140 ada 74 sayılı parsellerin, davacı ... ve arkadaşları ise 140 ada 69, 73, 74, 123 ada 112 sayılı parsellerin ortak muristen intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kısmen kabulü ile; 140 ada 69, 73 ve 123 ada 112 sayılı parsellerin 4/8 payının ... ..., 2/8 payının ... ..., 1/8 'er payın Selami ve ... adına, 147 ada 36 sayılı parselin 12/16 payının ..., 2/6 payının ..., 2/16 payının ... adına, 140 ada 74 sayılı parselin ise Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) ... ve ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların dayanılan değişebilir sınırlı ve bu nedenle de miktarı ile geçerli bulunan tapu kayıtlarının miktarı ile kapsamı dışında kalıp, 140 ada 74 sayılı parsel yönünden zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğine, 147 ada 36 sayılı parsel yönünden davacılar ... ve ...'in talebi gibi ... ve ... paylarının adlarına tesciline karar verildiğine, diğer parseller yönünden paylaşma kanıtlanamadığına göre ... ve ...’in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 147 ada 36, 140 ada 69, 73 ve 74 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı ...’nin 123 ada 112 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın kök muristen ... ve ...'e; ...'ten oğlu ...'e ...'ten de evlatları ... ve ...'e kaldığı, ...'in payını sağlığında oğulları davacı ... ve ...'a sattığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan tapu uygulaması yetersiz olduğu gibi fen bilirkişisi, keşif sonucu ibraz ettiği raporunda çalılık ve taşlık hudutları ile gayrisabit hudutlu olan, davacı ... ve ... tarafından dayanılan 05.04.1989 tarih ve 20 sıra numaralı,... mevkili ve 1838 metrekare yüzölçümlü tapu ve tedavüllerinin miktarı itibariyle geçerli olduğunu ve dava konusu 123 ada 112 sayılı parselin de tapu kaydının miktar itibariyle kapsamında kaldığını belirterek, tapu kaydının kapsadığı parselleri krokisinde göstermiş olduğu halde, tapu kaydına değer verilmemiş; tapu malikleri arasında taksim yapılıp, yapılmadığı araştırılmamış, davalı ...'nin tanıkları ile bir kısım tespit bilirkişilerinin taşınmaz başında değil duruşmada dinlenilmiş olması tüm tanıklar ve tespit bilirkişilerinin dinlenilmemiş olması ayrıca, satış ve zilyetlik hususlarının da tam olarak araştırılmamış olması nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında taşınmazı iyi bilen elverdiğince yaşlı ve tarafsız şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davacı ... ve ...'in dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile hudutları ve miktarı itibariyle uygulanarak taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı tereddüte yer kalmayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, taşınmazın, dayanılan değişebilir sınırlı tapu kaydının miktar itibariyle kapsamında kalması halinde tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın tapu malikleri arasında usulüne uygun taksim edilip edilmediği, edilmiş ise kimin payına düştüğü, kimin, ne zamandan beri, ne sıfatla kullandığı, öncesinin kime ait olduğu, davalı ...’ne satılıp, satılmadığı kimin tarafından satıldığı, davalının zilyet olup olmadığına ilişkin hususlar etraflıca sorularak saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, toplanan delillerin tespit tutanağının edinme sebebindeki deliller ile çelişmesi halinde tüm tespit bilirkişileri taşınmazın başında dinlenilmek ve yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy