MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 165 ada 26 parsel sayılı 6621.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde ... ...’ın işgalinde bulunduğu şerhi verilerek 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 165 ada 26 sayılı parselin davacı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın davacı ... adına tesciline ilişkin olarak verilen karar, davalı Hazine tarafından hem esas yönünden hem de davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde Hazine aleyhine 500 YTL. vekalet ücretinin takdir edilmesinin isabetsiz olması nedeniyle temyiz edilmiştir. Mahkemece, tefhim edilen kısa kararda davacının davasının kabulüne karar verildiği halde, dosyada taşınmaz ile ilgili aynı sayı ve tarihli ancak birbiri ile çelişkili iki karar bulunmaktadır. Bir kararda hüküm fıkrası 5 bentten oluşmakta ve 4. bentte davacı kendisini vekili aracılığıyla temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi ve Kadastro Kanunu'nun 31.maddesine göre belirlenen 500.00 YTL maktu vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulduğu; diğer kararda ise hüküm fıkrasının 4. bentten oluştuğu ve vekalet ücretine ilişkin bölümün bu kararda yer almadığı görülmektedir. Temyiz konusu yapılması nedeniyle vekalet ücretinin hüküm altına alındığı gerekçeli kararın Hazineye tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Kararların farklı ve çelişkili olması, Mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Hal böyle olunca dava ile ilgili birbiri ile çelişkili 2 gerekçeli karar bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 26.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy