MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 67 parsel sayılı 10772 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak eşit paylarla ... ve ... adlarına, 103 ada 68 parsel sayılı 5652 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz da, bir başka tapu kaydına dayanılarak 6/12 payı verasette iştiraken ... mirasçıları .... ve ....., 5/12 payı ... ..., 1/12 payı ... ... adlarına olmak üzere tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, ayrı bir tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların Hazine adına tesçili istemi ile ..., ... ... ve ...'i hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece çekişmeli 103 ada 68 parsel sayılı taşınmazın Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı, bu nedenle davalı tarafın zilyetliğine değer verilemeyeceği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı Hazine'nin, dava dilekçesinde ... ... mirasçılarından ..., ... ... ve ...'i hasım göstererek taşınmazın tamamının Hazine adına tesçilini talep etmiş; ... ...’in müşterekleri olan ... mirasçıları ile ... ... aleyhine dava açmamış olması nedeniyle verilen karar, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Müşterek mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmazda, dava hangi paydaşa karşı açılmış ise O'nun payı ile sınırlı olarak görülmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, davacı Hazinenin husumet yönelttiği kişiler göz önünde bulundurulduğunda davanın tapu kayıt maliklerinden ......,nin payına yöneltildiği kabul edilerek, ... ...’in davada taraf olmayan diğer mirasçıları da davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmak sureti ile taraf teşkili sağlanmalı, tarafların iddia ve savunmalarını ispat için bildirdikleri tüm delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözönünde bulundurulmaksızın davada taraf olmayan ve payları davaya konu edilmeyen ... ... ve ... mirasçıları hakkında da hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
2- 103 ada 67 sayılı parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece taşınmazın Hazine tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının uygulaması yeterli değildir. Davacı Hazine davasını tapu kaydına dayandırmıştır. O halde davacı Hazine'nin dayandığı Nisan 1946 tarih ve 108 sıra numaralı tapu kaydı taşınmaz başında yeniden yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklar huzuru ile zemine uygulanmak suretiyle tapu kaydının davalı taşınmazı kapsayıp kapsamadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olarak belirlenmeli, bu kaydın taşınmazı kapsamadığının belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmelidir. Hazine'nin tapu kaydının dava konusu taşınmazın tamamını veya bir kısmını kapsadığının anlaşılması halinde ise keşiften önce dosyaya getirtilecek olan davalı tarafın dayandığı 14.08.1961 tarih ve 112 nolu tapu kaydının oluşumuna esas olan Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.09.1960 tarih ve 1958/216 Esas ve 1960/250 Karar sayılı tesçil ilamı ve haritası ile tapu kaydı da yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile zemine uygulanmalı, kapsamları kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden kadastro paftası ve tesçil ilamının ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle, yapılacak uygulamayı gösteren ve keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Tarafların dayandığı tapu kayıtlarının çakışması halinde davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının oluşumuna esas olan tesçil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı tespit edilmeli, tescil ilamında Hazinenin taraf olduğunun anlaşılması halinde bu ilamın taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağı gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davalı ...’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.