MAHKEMESİ : ŞİŞLİ 3. İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar ... ve ...'nun İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair Şişli 3. İcra Mahkemesinin 12.04.2007 tarihli ve 2007/2469 esas, 2007/2618 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebligname ile;
Dosya kapsamına göre, kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5349 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7/1.maddesindeki "Kanunlarda "hafif hapis" veya "hafif para" cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür...." şeklindeki düzenleme ve 5358 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8.maddesinde atılı suçun yaptırımının "3 aydan 1 yıla kadar hapis" olarak belirlenmesi karşısında sanıkların lehlerine olan idari para cezasıyla cezalandırılmaları yerine, yazılı şekilde hapis cezasına mahkum edilmelerinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 06.04.2009 gün ve 19618 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 13.5.2009 gün ve K.Y.B.2009/100887 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; borçlu 30.3.2005 tarihinde yapılan hacizde şirketin adresinde bulunmadığı anlaşılmakla, suçun 30.3.2005 gününde işlendiğinin kabulü gerekmektedir. Sanıklara isnat olunan ticareti terk etmek suçu 2004 sayılı İİK'nun 337/a maddesinde, "üç aydan bir seneye kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun'la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesinde “üç aydan bir yıla kadar hapis cezası" yaptırım öngörülmüş olup, yine aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür." hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatlar Yasası'nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin idari para cezası olarak belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanıkların 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsizdir.Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Şişli 3.İcra Mahkemesinin 12.4.2007 gün ve 2007/2469-2618 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanıklar ... ve ...'nun 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Yasa'nın 7., 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 3 ay karşılığı idari para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına,
Sanıklara verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL'den hesaplanarak sonuç olarak 1.800.00 TL. İdari para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 19.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy