MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 157 ada 3 parsel sayılı 262,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın ... adına tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında gerekçe gösterilmesi ve gerekçe ile hüküm bölümünün uyumlu bulunması zorunludur. Gerekçeli kararın sonuç bölümünde, davanın kabulüne karar verileceği gereği vurgulandığı halde, hüküm bölümünde davanın reddine karar verilerek bu şekilde gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasında isabet bulunmadığı gibi; gerekçeli kararda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/3.fıkrasında açıklandığı gibi açık ve somut uyuşmazlığa ilişkin gerekçe gösterilmemesinde de isabet bulunmamaktadır. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 10.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.