MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Kadastro Müdürlüğünce gönderilen ve davacı adına belgesizden edinilen parselleri gösteren listedeki taşınmazların kadastro tutanaklarının getirtilmesi, listede yazılı taşınmazların gerçekten belgesizden tescil edilip edilmediğinin denetlenmesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca aynı çalışma alanında zilyetliğe dayanılarak en fazla kuru arazide 100, sulu arazide ise 40 dönüm miktarındaki arazinin kazanılabileceği gözönünde bulundurulması, anılan miktarların aşılmadığı tespit edildiği takdirde ise çekişmeli taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen kısmı yönünden mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmesi, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın hangi nedenlerle kullanılmadığı, zilyetliğin terk edilip edilmediğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği (toprak yapısı, eğimi) ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 117 ada 296 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen, kırmızı renk ile boyalı 7023,53 metrekare yüzölçümündeki bölümün aynı ada son parsel numarası ile davacı ... adına tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen yeşil renk ile boyalı, 5976,47 metrekare yüzölçümündeki bölüm ile (C) harfi ile gösterilen sarı renk ile boyalı, 15136,29 metrekare yüzölçümündeki bölümün birleştirilerek 21112,76 metrekare olarak ve (D) harfi ile gösterilen mavi renk ile boyalı 16569,21 metrekare yüzölçümündeki bölümün davalı Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14.maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. Bigadiç
Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilen ve aynı çalışma alanı içinde belgesizden tespiti yapılan taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları incelendiğinde davacı adına 96.923,11 metrekare taşınmaz tespit edildiği ve tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Temyiz çekişmeli 117 ada 296 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde “A” harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olup Mahkemece, 7023,53 metrekare yüzölçümündeki bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir. Bu durumda davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilen yerlerin yukarıda bahsi geçen maddede öngörülen miktar sınırını aştığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece çekişmeli taşınmazın “A” harfi ile gösterilen bölümünden 3076,89 metrekarelik bölümün ifraz edilerek davacı adına, kalan bölümün davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy