(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca tetkiki istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1069 ada 4 parsel s. 60366.78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 s.Kanun ile oluşan tapu kaydı sebebiyle davalı Hazine tesbit edilmiştir. Davacı Ovakışla Belediye Başkanlığı, kanuni süresi içerisinde taşınmazın Belediye sınırları içerisinde bulunduğu ve öncesinin mera olduğu iddiası ile Ovakışla Belediyesi adına mera olarak tahsisine karar verilmesi gerektiği iddiasına, davacı M. ve C. A. ise, tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 1069 ada 4 s. parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 28784.87 metrekarelik bölümünün payları oranında tapu malikleri davacı M. ve C. A. ile İ. A. mirasçıları, M. A. mirasçıları ve H.A. adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 31581.91 metrekarelik bölümümün ise tesbit gibi davalı Hazine adına tesciline, Ovakışla Belediyesinin açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Ovakışla Belediye Başkanlığı vekili, davacılar M. ve C. A. vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların dayandıkları tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı 1069 ada 18 s. parsel ile dava konusu parsele uyduğu, tapu kaydının tescil krokisinin ölçeksiz olması sebebiyle uygulama kabiliyetinin bulunmadığı, Hazinenin de taraf olduğu tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının miktarı itibariyle 1069 ada 18 s. parsel ile dava konusu parselin 28784.87 metrekarelik bölümüne uyduğu, kalan bölümünün 4753 s.Kanun ile oluşan tapu kaydı sebebiyle Hazineye ilişkin bulunduğu, Ovakışla Köyünün merası bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, uygulama ve araştırma hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz Toprak Tevzi çalışmaları sırasında belirtmeliğin 1927 no.lu parseli olarak firari ve mütegayyip eşhastan metruken Hazine'ye intikal ettiği belirtilerek 2.1.1964 gün ve 476 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı M. ve C. A.'ın dayandığı ve dava dışı taşınmazın kuzey hududunda bulunan 1069 ada 18 s. parsele revizyon gören 14.10.1971 gün ve 28 sıra numaralı tapu kaydı ise Hazine tapusundan sonra 21.4.1967 gün ve 38 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine ve Belediye Başkanlığının taraf olduğu tescil ilamı ile oluşmuştur. Tapu kaydı miktarı 56325 metrekare olup revizyon gördüğü taşınmazın bitişiğinde bulunan 1069 ada 18 s. parsel 27540.13 metrekare olarak tesbit edilmiştir. Tapu kaydının miktar olarak uyuşmazlık konusu taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen 28784.87 metrekarelik bölümünü kapsadığı anlaşılmaktadır. Ancak tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamı ve tescil krokisi dosyaya getirtildiği durumda keşif sonucu dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporunda mahkeme ilamına ilişkin tescil krokisinin bulunamadığından söz edilerek tescil haritası uygulanmamıştır. Tescil haritası incelendiğinde kenar uzunluklarının bulunması sebebiyle uygulanabilir nitelikte olduğu durumda mahkemece, uygulama kabiliyetinin bulunmadığının kabulü de isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazın ve 1069 ada 18 s. parselin çevresinde bulunan bütün komşu parsellerin kadastro tesbit tutanaklarının onaylı örnekleri ile dayanağı olan kayıtlar getirtilerek taşınmaz başında Ovakışla Beldesi dışında komşu mahallelerde ikamet edip davada yararı bulunmayan ve taşınmazı iyi bilen elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tesbit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve tescil krokisi yerel bilirkişilerin yardımı ve fen bilirkişi eli ile zemine uygulanmaya çalışılarak 3402 s. Yasa'nın 20. maddesi gereğince kapsamı haritasına göre belirlenmeli, tescil haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kaydının sınırlarına itibar edilerek kapsamı belirlenmeli, sınırlarına göre kapsamı belirlenirken tapu kaydı sınırlarının sabit olup olmadığı araştırılmalı, tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamında Hazine ve Belediye taraf olduğundan bu ilamın Hazine ve Belediyeyi bağlayacağı düşünülmeli, tapu uygulamasına göre davacı M. ve C. A.'ın dayandığı tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölüm varsa bu bölümün Hazine'nin 1964 gün ve 476 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında bulunması sebebiyle zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, tapu uygulaması ve beyanların doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisinden tapu kaydının uygulanmasını gösterir biçimde krokili rapor alınmalı, davacıların dayandığı tapu kaydının uygulandığı 1069 ada 18 s. parselin de davalı olduğu anlaşılmakla bu dosyadaki uygulama gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca, davacı M. ve C. A.'ın dayandığı 21.4.1967 gün ve 38 sıra no.lu tapu kaydı C. A. adına iken C.'in 5 oğluna eşit biçimde satışı ile 1/5'er paylarla İ., M., M., H. ve C. A. adına 14.10.1971 gün ve 28 sıra numaralı tapu kaydı oluşmuştur.
Sonuç: Kayıt malikleri müşterek mülkiyet biçiminde malik oldukları ve bu maliklerden yalnızca M. ve C. A.'ın dava açtıkları, sair müşterek maliklerin tespite itiraz davaları veya usulüne uygun olarak açılmış davaya müdahale talepleri olmadığından, davacıların payları ile sınırlı olarak görülmesi gerektiği gözardı edilerek, kök tapunun muris babaları C. adına kayıtlı olduğundan söz edilerek, davacılar yanında dava açmayan İ. A. mirasçıları, M. A. mirasçıları ve H. A. adlarına da tescil kararı verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy