(2004 S. K. m. 331) (5237 S. K. m. 37, 38, 39, 40, 41, 50)
Dava ve Karar: Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklardan H. K.'nın İİK. nun 331/1. maddesi gereğince 6 ay hapis ve beher günü 20.00 TL'den 5 gün adli para cezasıyla (iki kez) cezalandırılmasına, diğer sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık H. K. vekili ve müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden. Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak Gereği görüşüldü:
1- İcra takip dosyalarının içeriğine göre sanıklara isnat edilen suça konu, hisse devirleri, araç ve taşınmazların satışları ile ilgili olarak Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine 2008/38, 2008/70 ve 2008/40 esas sayılı dosyalarla tasarrufun iptali davalarının açıldığının ileri sürülmesi karşısında bu dosyalar getirtilerek, suça konu tasarruflar hakkında dava açıldığının saptanması halinde bu davaların sonuçlarına göre sanıkların hukuki durumlarının takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre:
2- Sanıkların alacağın ipotekle teminat alındığına yönelik savunmaları ile müşteki tarafın ise alacaklarının 3.417,990,00 TL olduğu halde ipotekli taşınmazın 399.000 TL'ye satıldığını, bu konuda rehin açığı belgesi aldıklarını beyan etmeleri karşısında, taşınmazın satışının yapıldığı iddia edilen Denizli 7.İcra Müdürlüğünün ilgili dosyasının temini yoluna gidilerek, ne şekilde satıldığı, satıştan elde edilen paranın ne olduğu, ipoteği karşılayıp karşılamadığı hususları incelenmeksizin hüküm kurulması,
3- Borçlu sanık H. K. hakkında başlatılan Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2008/484 esas sayılı takip dosyasında alacaklı vekili 1.2.2008 tarihinde takip talebinde sanığın adının sehven geçtiğinden bahisle bu takip yönünden feragat etmiş ise de; borçlu sanık H. K. hakkında şikayete konu Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2008/244 esasında kayıtlı devam eden başka bir takibin olduğu gözetilmeksizin bu gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
4- Suça konu borçlu şirkete ait taşınmazların üzerinde bulunan ipotek ve intifa haklarıyla birlikte devrinin yapıldığının beyan edilmesi karşısında; taşınmazların satış tarihi itibariyle gerçek değerleri belirlenip, değerinin ipotek bedelinin üzerinde olduğunun saptanması halinde satışların alacaklısını zarara sokmak kastiyle yapılıp yapılmadığının tartışılmaması,
5- 4949 sayılı Yasa ile değişik İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinin suça iştirak edenlere yönelik yaptırım içeren son fıkrasına, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinde yer verilmemiş ise de, olayın oluş şekline ve suça iştirak ederek katıldığı iddia edilen sanıkların eylemine göre, 5237 sayılı TCK.nun 37-41. maddelerinde düzenlenen suça iştirake ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği nazara alınmadan sanıklar hakkında yazılı gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
6- Hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunacak adli para cezasının gün adli para cezası olarak tayini ve 5237 sayılı TCK. nun 50/2. maddesi uyarınca saptanacak miktar ile çarpımı sonucu netice cezanın belirlenmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy