MAHKEMESİ: ... 2. İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanıklar ..., ..., ... ve Mesut İşat'ın ayrı ayrı beraatlerine, İİK'nun 89/4.maddesi gereğince talep edilen tazminatın reddine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık Mesut İşat hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Müşteki vekili dilekçesinde adı geçen sanık hakkında da şikayetçi olmasına rağmen CMK'nun 232/2-b maddesine aykırı biçimde ad ve soyadına gerekçeli kararda yer verilmemesi isabetsiz olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA,
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
28.08.2007 tarihinde icra müdürlüğünde işlem yaptırmakla sanıklara isnat edilen suçun işlendiğini öğrenmesine rağmen, İİK'nun 347.maddesinde belirtilen üç aylık süre geçtikten sonra 20.02.2008 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle müştekinin şikayet hakkının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından "....sanıkların beraatlerine" kısmının çıkarılarak yerine "...İİK'nun 347.maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi ile yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi gereğince isteme aykırı olarak düzeltilerek ONANMASINA,
Tazminat istemine yönelik hükmün temyiz incelemesi sonunda ise;
Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda tazminat isteminin reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda tazminat istemi konusunda herhangi bir karar verilmeyerek hükmün karıştırılması isabetsiz olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.