MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... ada ... parsel sayılı 32.117,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın Hazineye ait yerlerden olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ...'nun davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulüne ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın toprak komisyonunca dava dışı ...’a verildiği, bilahare bu işlemin iptal edildiği, toprak komisyonunca dağıtım yapılmadan önce taşınmazın Hazine adına tescil edilmiş olması nedeniyle dağıtımın iptal edilmesi durumunda taşınmazın malikinin Hazine olacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın toprak komisyonunca ...’a verilip verilmediği, verilmiş ise bilahare bu işlemin iptal edilip edilmediği, iptal edilmiş ise iptal sonrasında Hazine adına tapu kaydı oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ile dayanağı olan belgeler, çekişmeli taşınmaza ait toprak komisyonunca düzenlenen komisyon haritası, belirtmelik krokisi ve ekleri getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın toprak komisyonunca ...’a verilip verilmediği, verilmiş ise bilahare bu işlemin iptal edilip edilmediği, iptal edilmiş ise iptal sonrasında Hazine adına tapu kaydı oluşup oluşmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiden toprak komisyonunca düzenlenen harita ile kadastro paftasını yöntemince çakıştırılmış şekilde gösteren keşfi
takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında toprak komisyonunca Hazine adına tapu kaydı oluşturulmadığı ve davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların oluştuğu sonucuna varıldığı takdirde davanın kabulüne, Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu sonucuna varıldığı takdirde ise, dosya kapsamından tapunun ihdas tarihine kadar davacı tarafın iktisaba yeterli zilyetliğinin bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy