MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 2613 sayılı Yasa uyarınca 1969 yılında yapılan 321 ada 60 parsel sayılı 19574 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile ... Belediyesi adına tespit ve 07.10.1969 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı ..., 17.7.1974 tarihli dava dilekçesi ile vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.5.1983 tarihli kabul kararı 8. Hukuk Dairesinin 19.12.1983 tarihli kararı ile, 25.10.1984 tarihli direnme kararı ise 04.7.1986 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile araştırmaya yönelik bozulmuştur. 1989 yılında 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 10. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında 321 ada 141 parsel sayı 71731.61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... Belediyesi adına tespit edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bozma kararı sonrasında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/474 esasına kayıtlı dava dosyası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış; karşılık görevsizlik kararı sonrasında Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.5.1999 tarihli kararı ile Kadastro Mahkemesi merci tayin edilmiştir. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 321 ada 60 parsel iken 2981 sayılı Yasa uygulaması sonucu 321 ada 141 parsele dönüşen, daha sonra bu parseldeki imar uygulaması sonucunda 5454 ada 1 parsel, 5462 ada 1 parsel, 5637 ada 2 parseldeki hisselerin 5454 ada 1 parsel 9459/10171 hisse 9459 m2 pay, 5462 ada 1 parsel 1219/13902 hisse 1219 m2 pay, 5637 ada 2 parsel 712/40357 hisse 712 m2 pay şeklinde oluştuğundan Hazine adına olan tespitin iptali ile bu yerlerin davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava derdest iken dava konusu taşınmaz hakkında 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesi uyarınca tapu kaydı oluşturulduğuna göre, hamur kuralı uygulanmak suretiyle yapılan imar çalışmaları belediyece yapılan idari bir karara dayanmaktadır. Bu uygulama sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan davaların, kayıtların meydana gelmesine esas alınan idari kararın değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak bir isteği kapsadığından, kadastro mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy