(3402 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği Görüşüldü:
Kadastro sırasında 135 parsel sayılı 4000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü oldukları belirtilmek suretiyle eşit paylar ile S. Ş. ve A. Ş. adlarına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı K. B., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacı-davalı H. D. ve müşterekleri ise taşınmazın tamamının murisleri A. Ş.'e ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında M. Ş. ve M. Ş., tapu kaydına ve taşınmazın öncesinin ortak kök muris H. Ş. oğlu S. A.'dan geldiği iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 135 parsel sayılı taşınmazın davacı K. B. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahiller M. Ş., M. Ş. ile davacı-davalı H. D. tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın davalılara murislerinden kaldığı, davacı K. B.'ın mirasçılardan satın aldığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza yönelik davacı ve müdahil tarafın görülmekte olan davası derdest iken, S. S. ve arkadaşlarının davası yönünden mahkemece 1989/275 Esas sayılı dava dosya ile çekişmeli taşınmazın da aralarında bulunduğu birçok taşınmaz hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşmesi sonucunu doğurmayacağından taşınmaz hakkında tapu kaydının oluşturulmasının da hukuki değeri bulunmamaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmaza ilişkin davacı K. B.'ın ve müdahil M. Ş.'in iddiaları, davalı S. Ş. ve A. Ş.'in savunmaları doğrultusunda deliller toplanmadığı gibi taşınmazın başında keşif de yapılmamıştır. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz.
Sonuç: Hal böyle olunca, Davacı K. B.'ın ve müdahil M. Ş.'in iddiaları, davalı S. Ş. ve A. Ş.'in savunmaları ile ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delilleri toplanmalı, çekişmeli taşınmazın başında yöntemince keşif yapılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy