MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 158 ada 26, 163 ada 9 ve 171 ada 5 sayılı 615.84, 2392.02 ve 410.78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dahili davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazların babası ...’dan intikal ettiği, mirasçılar arasında paylaşım yapılmadığı iddiasına dayanarak miras payının adına tesçili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında taşınmazların 1/3 payının adına tescilini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1/3 payının davacı adına, 2/3 payının davalı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu edilen taşınmazların davacı ve davalı tarafın sulh oldukları kabul edilmek sureti ile 1/3 payının davacı adına, kalan 2/3 payının diğer davalı ... adına tesçiline karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamı usul ve yasaya uygun değildir. 158 ada 26, 163 ada 9 ve 171 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına tespit edilmiş olup ... 11.05.2009 tarihli duruşmada davayı kabul ettiğini beyan etmiş ve bu beyanını imzası ile onaylamıştır. HUMK.nun 95. maddesine göre; kabul beyanı kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmakta olup işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, ancak hükümde davalı ... ve davalı ... adına tespit edilen taşınmazlar ayrı ayrı belirlenerek temyize konu edilen taşınmazlar yönünden davacının talep ettiği pay dışında kalan payların tespit malikleri adına tesçiline karar verilmesi gerekirken, tüm taşınmazların 1/3 payı dışında kalan payın davalı ... adına tesçiline karar verilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davalı ...’ın kabule dair beyanı göz önünde tutularak temyize konu olan taşınmazların 1/3 payının davacı adına, 2/3 payının da davalı ... adına tesçiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle, yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.