MAHKEMESİ : KARADENİZ EREĞLİ KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 1 parsel sayılı 323,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 126 ada 2 parsel sayılı 2.535,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kendisine ait taşınmazın 126 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan 25-30 metrekare miktarındaki bölümünün ifrazı ile 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi ve davalı parsel üzerinde bulunan 6 adet meyve ağacının kendisine ait olduğunun davalı adına olan tapu kaydına şerh düşülmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın fenni bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 30,32 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 126 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 293,22 metrekare yüzölçümü ile davalı adına tesciline, bilirkişi raporunda yerleri işaretlenen 6 adet elma ağacının davacı ...'a ait olduğunun kütüğün beyanlar hanesine şerhine, 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise 2.565,41 metrekare yüzölçümü ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı köy tüzel kişiliği ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 09.10.2009 tarih 6692-6387 tarihli ilamıyla davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazlarının reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu kez davacı vekili 22.04.2010 tarihli dilekçesiyle temyiz istekleri hakkında karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen esas hakkındaki kararın davacı vekiline 05.06.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından süresi içinde 19.06.2009 tarihinde hükmün temyiz edilerek temyiz harcının yatırıldığı; ancak, Dairemizin yukarıda anılan kararında davacı temyizi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin 22.04.2010 tarihli dilekçesinin karar düzeltme istemi değil, 19.06.2009 tarihli temyiz talebine ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin talebinin temyiz talebi olarak değerlendirilmesine,
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının talebinin mahkemece kabul edilip talep doğrultusunda karar verilmiş olmasına ve talepten fazlaya karar verilemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy