MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 149 ada 18 parsel sayılı 3278,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ..., 149 ada 19 parsel sayılı 2759,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli parseller hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama aşamasında ...'in ... dışındaki mirasçıları 149 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kendilerine, 149 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise ...'a ait olmasına rağmen malik hanelerinin yanlış doldurulduğu iddiası ile, ... ise aynı nedenlerle ve malik hanelerinin düzeltilmesi istemi ile davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının reddine, müdahil ... mirasçıları ile ...'ın davalarının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile çekişmeli 149 ada 18 parsel sayılı taşınmazın müdahil ..., 149 ada 19 parsel sayılı taşınmazın ise müdahil ... mirasçıları adlarına payları da belirtilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 149 ada 18 parsel sayılı taşınmazda müdahil ..., 149 ada 19 parsel sayılı taşınmazda ise müdahil ... mirasçıları lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları yöntemince araştırılmamış, davacı tarafın tanık olarak gösterdiği ...'in dinlenilmesinden vazgeçilmediği halde Kadastro Kanunu’nun 36. maddesine göre davetiye gideri ve tanık ücreti yatırtılarak dinlenilmesine karar verilmemesi, yine tarafsız yerel bilirkişi yerine müdahil tarafın tanık olarak gösterdiği ...'ın mahalli bilirkişi olarak dinlenilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları, taşınmazların kullanımına ara verilip verilmediği, ara verilmiş ise bu durumun terk iradesine dayalı olup olmadığı, taşınmazlarda davacı tarafın miras bırakanlarının zilyetliğinin olup olmadığı, zilyetlikleri var ise taşınmazları ne kadar süre ile ve ne şekilde kullandıkları, davacıların daha sonraki zilyetlikleri nedeni ile niza çıkarılıp çıkarılmadığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşıldığında tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy