MAHKEMESİ: YUMURTALIK TAPULAMA MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPULAMA
Taraflar arasında tapulama tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tapulama sırasında 226 parsel sayılı 5500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazları kadastro Komisyonunca red edilen ... mirasçıları taşınmazın kendi adlarına tespit edilen 165 sayılı parsele dahil olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda tapulama tespitinin tamamlanması için tutanak ve eklerinin Tapulama Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, açıldığı tarihte yürürlükte olan kanuna göre Tapulama Mahkemesinde açılmış; Mahkemece tutanağın muhtar ve en az üç bilirkişi tarafından düzenlenmesi gerektiği halde iki bilirkişi tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle tapulama tespitinin tamamlanması için tutanak ve eklerinin Tapulama Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ise de; hüküm gününden sonra (9.10.1987 tarihinde) yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesi gereğince davaya Kadastro Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekir. Ayrıca 3402 sayılı Yasa'nın 27/son maddesi usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle tutanakların Kadastro Müdürlüğüne iade edilemeyeceği, aynı yasanın geçici 4. maddesi ile de bu yasa hükümlerinin görülmekte olan, başka bir değişle kesinleşmeyen davalara da uygulanacağı öngörülmüştür. Tutanağın muhtar ve en az üç bilirkişi tarafından düzenlenmesi gerekirken, muhtar ve iki bilirkişinin bilgisine başvurularak düzenlenmesi usul ve şekle aykırılık oluşturmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 29.3.996 tarih 1993/6 Esas, 1996/2 sayılı Kararında da; “Kadastro hakiminin itirazlı parsellere ilişkin olarak uyuşmazlığı çözmek ve sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğuna, tutanağın Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesinin uyuşmazlığı sonuçlandırmayacağına, çözümü geciktirerek maliyeti arttıracağına, hakimin uyuşmazlığı bitirmek zorunluluğu bulunduğuna göre, tutanaklardaki usuli eksiklikler ve aykırılıkların sonuca etkili bulunmadığına, usul ve şekle ilişkin aykırılıklarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/5 maddesi gereğince tutanağın Kadastro Müdürlüğüne iade edilemeyeceğine, Kadastro Hakimi'nin uyuşmazlığı esastan çözümlemesi gerektiğine” değinilmiştir. Bu durumda anılan yasa hükümleri ve İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde davaya Kadastro Mahkemesi sıfatıyla bakılarak ve tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin deliller toplanarak uyuşmazlığın esastan incelenip karara bağlanması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.