MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 304 parsel sayılı 6.450 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar ..., ve ... ..., ... intikal ve tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... mirasçısı ... ve ..., ... intikal, tapu kaydı ve mahkeme ilamlarına dayanarak taşınmazın 1/4 payının adlarına tesçili istemi ile davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil ... mirasçılarının müdahale taleplerinin reddine, davacıların davalarının reddi ile çekişme konusu 304 sayılı parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...’ın tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, katılan davacılar ... ve ...’nin ise delil olarak 361 sayılı komisyon kararına dayandıkları; ancak, taşınmaz ile ilgili 360 sayılı komisyon kararı verildiği gerekçe gösterilerek davacıların davalarının, müdahil davacıların müdahale taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5.maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı, aynı Yasa'nın 30.maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı dikkate alınmadan ve dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif günü tayin edilerek ve keşif gideri suçüstü ödeneğinden karşılanarak tarafların gıyabında keşif yapılması ve tarafların savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması, davaya müdahil davacı olarak katılan ... mirasçılarının bildirdiği delilleri toplanmadan ve toplanan deliller değelendirilmeden müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...’ın dayandığı T.Sani 303 D.tarih ve 84 sayılı tapu kaydı ile davalı tarafın dayandığı tespitte uygulanan 27.3.1971 tarih ve 113 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, ırsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara
revizyon görüp görmedikleri, Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş iseler Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita getirtilmeli; ayrıca, katılan davacılar ... ve paydaşının tüm delilleri sorulup saptandıktan sonra dayandıkları tüm kayıt ve belgeler de getirtilmeli, davacılar ve müdahil davacıların aynı kayda dayanarak açtıkları ve derdest bulunan dava dosyalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği yönü üzerinde durulmalı, dosya keşfe hazır hale geldiğinde keşfe karar verilirken 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36.maddesi dikkate alınmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları belgelerle denetlenmeli, dava konusu taşınmazın taraflardan hangisinin tapu kaydı kapsamında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanılmalı, tapu kayıtlarının örtüşmesi halinde önceki günlü doğru temele dayalı hukuksal değerini yitirmeyen tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ile katılan davacılar ... mirasçıları ... ve ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.