MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAHİLİ DAVALILAR: DİĞER MİRASÇILARI
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 256 ada 4 ve 261 ada 30 parsel sayılı 3334.33 ve 3068.63 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Ne var ki, kesin hükümden söz edilebilmesi için HUMK'nun 237. maddesi (HMK.nun 303. maddesi) hükmüne göre her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Somut olayda kesin hükme esas alınan Korkuteli Kadastro Mahkemesinin 2008/436-212 Esas ve Karar sayılı ilamının tarafları davacı ... ve müşterekleri ile davalı ... olduğu gibi, davanın miras hakkına dayalı tescil istemine ilişkin olduğu, davacıların davasının kabulüne karar verildiği ve bu kararın 30.04.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. İş bu dosyada ise Hazine tarafından dava konusu edilen taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ileri sürülerek dava açılmıştır. Her iki dosyada dava konusunu oluşturan parseller aynı ise de taraflar ve dava sebebinin farklı olması nedeniyle önceki günlü kesinleşen hükmün, görülen dava açısından kesin hüküm oluşturmayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece, kesin hükme esas alınan dosyada taraf olan Tevfik Hazaran mirasçıları da davaya dahil edilerek taraf koşulu sağlanıp davacı Hazinenin iddiasına ilişkin tüm delilleri toplanarak davanın esası yönünden bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy