MAHKEMESİ: İSKENDERUN İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık ...Ş’nin beraaatine, 15.000,75 TL tazminatın 07.12.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının düzeltilerek onama ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Şikayet dilekçesinde borçlu tüzel kişiliği temsil eden şirket yetkilisinin isminin belirtilmediği, tüzel kişiliğin şikayeti halinde şikayet dilekçesinde gösterilmeyen kişilerin araştırılmasına ve cezalandırılmasına yasal imkan bulunmaması nedeniyle İİK’nun 345.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından "...cezalandırma isteminin reddine" kısmının çıkartılarak, yerine "...İİK’nun 345.maddesi gereğince davanın reddine" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün istem gibi düzeltilerek ONANMASINA,
Tazminat istemi hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
İskenderun İcra Müdürlüğünün 2005/2335 sayılı takip dosyasında 30.5.2005 tarihli müzekkere ile, Antalya Finansbank Yenihal Şubesindeki borçlu ...Turizm Ltd. Şti'nin bankada adına kayıtlı bulunan mevduat hesapları ile her türlü havalenin toplam borç miktarı olan 81.500,00 TL kısmına haciz konulmasına karar verildiği bildirilmiş olup, davalı bankaya İİK.nun 89. maddesi gereğince 1.haciz ihbarnamesi gönderilmemiştir.
Borçlunun 3.kişi bankadaki mevduatı İİK.nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bu nedenle bankadaki mevduatın haczi menkul haczi gibi icra müdürlüğünce haczedilebilir (HGK. 1.12.1999 tarih 1999/12-1003/1017 sayılı kararı) İİK.nun 88. maddesinin üst başlığında da açıkça belirtildiği gibi bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi bankadaki mevduatın borçluya ödenmesini önleyen muhafaza tedbiridir. Bu nedenle mevduatın haczi için haciz yazısı dışında bankaya ayrıca İİK'nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi tebliği şart değilse de mevduatın 3. kişi nezdinde alacak niteliğini de arzetmesi sebebi ile sözü edilen madde doğrultusunda haciz ihbarnamesi gönderilmesi sureti ile haczedilmesine de yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu işlem yapıldığı takdirde İİK.nun 89 ve bunu izleyen maddelerindeki hukuki sonuçlar doğar. İİK.nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı gönderilmesi halinde ise anılan maddedeki sonuçlar doğmaz ve borç bankanın zimmetinde sayılmaz. Somut olayımızda suç tarihi itbarıyla bankaya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş haciz ihbarnamesi bulunmamakta, fakat İİK’nun 78.maddesine uygun olarak 30.5.2005 tarihli haciz müzekkeresi bulunduğu gözetildiğinde İİK’nun 89.maddede düzenlenen sonuçlar da gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de; Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda vekalet ücreti, yargılama gideri, karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda yer verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.