MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 135 ve 136 parsel sayılı 71.500, 40.625 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar paylı tapu kayıtları ve irsen intikal nedeniyle ... ve arkadaşları ile davalılar ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmişlerdir. ...'ın itirazı üzerine Kadastro Komisyonu tarafından aynı kuvvet ve mahiyetteki tapu kayıtlarının taşınmaza uyması nedeniyle tutanak ve eklerinin Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazların ...'ın murisi ... mirasçıları adlarına payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, ... mirasçılarından ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 136 sayılı parsele ilişkin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-) Çekişmeli 135 sayılı parsel yönünden;
A-) Müdahil ... oğlu ... mirasçısı ...'ın temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece; müdahilin murisi ...'ın çekişmeli taşınmazın yarısını tapu kaydı ile satın aldığı ve taşınmazın tamamı üzerinde zilyetliğinin bulunduğu, taşınmazın yarı payının yarısına kayden sahip olan davalı ... ve arkadaşlarının hiç zilyetliği olmadığı, davalı ...'e murisi ... oğlu ... ...'den gelen payın hiç intikalinin yaptırılmadığı, bu payın T.Evvel 316 tarih 6 ve 25 nolu tapu kayıtları ile kök muris ... ... uhdesinde kaldığı, bu nedenle onların payı yönünden tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiği kabul edilmek suretiyle taşınmazın müdahil tarafın kök murisi ... mirasçıları adına payları oranında tesçiline dair hüküm kurulmuştur. Yargılama aşamasında ... ve ... taşınmazların 78 yıldır zilyetliklerinde olduğunu, K.Evvel 325 tarih 9 ve 23 nolu tapu kayıtları ile dedeleri olan ... tarafında satın alındığını o tarihten bu yana kullanımlarında olduğunu tapu kaydının diğer maliklerinin (... ve arkadaşlarının) hiç zilyetlikleri olmadığını belirterek tamamının adlarına tesçili için ayrıca 1978 tarihinde müdahil olmuşlardır. Bu müdahaleleri ... ... payına yöneliktir. ... temyizinde kök muris ... mirasçılarından ... ve ...'nin paylarını kardeşleri olan ... ve ...'a sattıklarını bu nedenle ... ve ... mirasçılarına pay verilmemesi gerektiğini iddia etmiştir. ... , temyiz eden ...'in dedesidir. ... veya ... mirasçılarından herhangi biri davaya müdahil olmak suretiyle ... ve ... payının ... ve ... mirasçıları adına tescilini istemedikleri gibi bu konuda davaları da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle 135 parsele yönelik müdahil ... mirasçısı ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
B-) Davalı ... mirasçıları ... ve ...'in temyiz itirazlarına gelince ;
a-) Davalı mirasçılarının, 135 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda 13.750 metrekare olarak gösterilen bölümü dışındaki kalan bölümüne yönelik temyiz itirazlarının; davalılar murisi ...'e, murisleri ... oğlu ... ...'den gelen payın hiç intikalinin yaptırılmadığı, T.Evvel 316 tarih 6 ve 25 nolu tapu kayıtları ile kök muris ... ... uhdesinde kaldığı, bu bölüm üzerinde hiç zilyetlikleri bulunmadığından, bu bölüm yönünden tapu kaydı hukuki kıymetini yitirmekle temyiz itirazlarının REDDİNE,
b-) 135 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda 13.750 metrekare olarak gösterilen bölümü yönünden ise; 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-c maddesi yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Yapılan keşiflerde bu bölüm üzerinde sürdürülen zilyetliğe ilişkin olarak alınan beyanlar çelişkilidir. 1987 tarihli keşifte bu bölümün ... mirasçılarının zilyetliğinde olduğu belirtilirken, 1991 tarihli keşifte ... ve müştereklerinin kullanımında olduğu ifade edilmiştir. Mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmek suretiyle taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne suretle zilyet ve tasarruf edildiği hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.