MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 221 parsel sayılı 692.348,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanım nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin Fen Bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün mera olmadığı, tarım arazisi niteliği taşıdığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. Maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Çekişmeli taşınmaz tespit sırasında mera vasfıyla sınırlandırıldığı ve davacı adına tescile karar verilen taşınmaz bölümünün üç tarafı mera ile çevrili olduğu halde mahkemece usule uygun mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; çekişmeli taşınmaza komşu olan tüm taşınmazlara ait tespit tutanakları ile dayanakları olan belgeler getirtildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde yeniden keşif icra edilmelidir. Üç kişiden oluşacak uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, öncesinin mera olup olmadığı, toprak yapısı ve bitişiğindeki mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın vasfı kesin olarak saptanmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, geçmişte kime ait bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle
kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Keşifte taşınmazın farklı yönlerden ve mera ile sınırlarını gösterir şekilde fotoğrafları çektirilmeli, fen bilirkişisinden taşınmazın yan kesit krokisi göstermesi ve keşfi izlemeye imkan verir rapor ve harita düzenlemesi istenmeli, mera taşınmazları ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı hususu da belirtilecek şekilde mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmelidir. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde de durulmalıdır. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de davacı, çekişmeli taşınmazın 23.000 metrekarelik bölümünün adına tescilini talep ettiği halde mahkemece talep aşılarak Fen Bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 33.872 metrekarelik bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davası reddedilen ve aleyhine hükmü temyiz etmeyen davacı ...’a ait olduğunu raporunda açıklayan ancak aynı bölümü davacı ... adına tescile karar verilen 33.872 metrekarelik taşınmaz bölümü içinde gösteren çelişkili fen bilirkişi raporuna itibar edilmesi de doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy