MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 119 parsel sayılı 14526,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... , yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 8199,40 m2'lik bölümünün davacı ... , geriye kalan (B) harfi ile gösterilen 5017 ve (C) harfi ile gösterilen 1309 m2'lik bölümlerinin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; dava edilen taşınmaza komşu 118 ada 5 nolu mera parseli olmasına rağmen yöntemince mera araştırması yapılmadan, dava konusu taşınmazın mera olup olmadığı, komşu mera parselinden kazanılıp kazanılmadığı belirlenmeden hüküm kurulması isabetsizdir. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılması için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu, tanıklar ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak, uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalı, dava konusu taşınmazın bitişiğindeki taşınmazın geleneksel biçimde kullanılan orta malı mera olup olmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı yerel bilirkişilerden sorulup saptanmalı, mahkemece yapılacak gözlem de tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini ve toprak yapısını çevredeki taşınmazlarla karşılaştırmalı inceleyip irdeleyen, komşu mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirleyen rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın dava edilen kısmı ile dava edilmeyen kısımlarının detaylı fotoğrafları çektirilmeli ve bu fotoğraflar üzerinde dava edilen bölüm işaretlenmeli ve yine mera ile dava edilen kısım arasında ayırıcı unsur
varsa buna ilişkin de detaylı fotoğrafları çektirilmeli ve onaylanarak dosyaya konulmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, mera parseli üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.12.2011gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy