MAHKEMESİ: ... 1. İCRA MAHKEMESİ
İİK’nun 331.maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar H.. E.. ve K.. E..’nin İİK’nun 331, 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.600,00 TL ve 400,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar vekili ve şikayetçiler vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Bozma kararına uyulup alınan ek bilirkişi raporunda borçlu şirketle özellikle sanıkların kurucu ve yöneticisi olduğu diğer şirketler arasında mal, para, vs. devri olduğuna, borçlu şirkete ait banka hesaplarındaki paraların özellikle yeni şirket kurulmasına harcandığına ilişkin mahkumiyete yeterli somut, tam ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, "suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 331.maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK’nun 331.maddesi ile 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.