MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 76 parsel sayılı 9868,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ..., yasal süresi içinde, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı söz konusu taşınmazın zaten kendi adına tespit edildiğini belirterek davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın feragat nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın malikinin davacı olduğu, davacının da davayı yanlış açtığını belirterek davadan feragat ettiği kabul edilmek sureti ile davanın reddine ve dava konusu taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın 14.08.2007 tarihinde yapılan ilk kadastro tespitinde tarla niteliği ile ... adına tespit edildiği, daha sonra 16.11.2007 tarihinde Kadastro Komisyonunca yeniden yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı ve komisyon tutanağının askı ilanının yapıldığı dosyaya gelen tutanak ve diğer belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı duruşmada "dava konusu taşınmazın zaten kendi adına tespit edildiğini, mera zannederek açtığı davadan feragat ettiğini" beyan etmiş olup, yanılgıya düşerek feragat beyanında bulunduğu sabit olduğuna göre beyanının kendisini bağlamayacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki, mahkemece de tespitin komisyonca mera olarak değiştirildiği fark edilmeyerek yanılgı ile "tespit gibi davacı adına tescile" şeklinde hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca mahkemece, usulüne uygun bir feragat beyanı bulunmadığı dikkate alınarak tarafların bildirecekleri tüm deliller toplanarak işin esası incelenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy