MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR: ... VE DİĞERLERİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 26 parsel sayılı 8698,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yolu ile gelen hak, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ..., ... ve ... adına payları oranında tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki sulh anlaşmasının onaylanması ile 104 ada 26 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1150 metrekarelik bölümünün parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası ile davacı ... adına tesciline, davalı ... adına kayıtlı 104 ada 26 parselin miktarının ise 7548,22 metrekare olarak tashihine, bilirkişi rapor ve eklerinin ise karar ekinden sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların sulh oldukları gerekçesiyle sulh anlaşmasının onaylanmasına karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Yargılama sırasında tespit maliklerinden sadece ...'ın hükme esas alınan kabul beyanı diğer tespit maliklerini bağlamayacağı gibi, 23.06.2010 tarihli celsedeki kabul beyanı paya ilişkin olduğu halde, taşınmazın ifrazına ilişkin karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece yöntemine uygun şekilde tüm tarafların sulh konusunda beyanları alınmalı, tarafları bağlayan bir sulh anlaşması olması halinde uyuşmazlık sulhe göre; aksi halde tarafların tüm delilleri toplanıp değerlendirilmek suretiyle çözümlenmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.