(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 105 ada 32 parsel sayılı 14032,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle dava dışı M. Ş. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı ve 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğu iddiası ile M. Ş.'i hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davalarında husumetin tespit maliklerine, tespit malikleri birden fazla olup davanın paya yönelik olması halinde, tespitte malik bulunan paydaşlara yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda çekişmeli 105 ada 32 parsel sayılı taşınmaz M. Ş. adına tespit edilmiş olduğu halde dava, üçüncü kişi M. Ş. hasım göstermek suretiyle açılmıştır.
Sonuç: Hal böyle olunca, M. Ş. hakkında açılan davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy