MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü ... ada ... parsel sayılı 5765,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vasiyetname, ... ada 1 parsel sayılı 2003,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, bağış ve vasiyetname, ... ada 60 parsel sayılı 651,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vasiyetname, 124 ada 79 parsel sayılı 6253,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, satın alma ve vasiyetname nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırılmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacının keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşif için hazır hale getirildikten sonra, ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazlara komşu parsel tutanaklarının örnekleri getirtilmemiş, hükme esas alınan 13.07.2010 tarihli keşif ara kararında mahalli bilirkişiler için tebligat gideri ve ücretler gösterilmemiş, hazır edilmeleri için jandarma komutanlığına yazı yazılmasına, karar verilmiştir. Davacı vekiline meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilen kesin sürenin son günü 02.08.2010 tarihi olup keşif tarihi de aynı gün olarak belirlenmiştir. Verilen kesin sürenin sona erdiği 2.8.2010 tarihi ile keşif günü arasında keşifte dinlenmesine karar verilen yerel bilirkişilerin keşfe davet edilmesi için yeterli süre de bırakılmamıştır. Keşif için kendilerine davetiye çıkarılmamış olan yerel bilirkişilerin zabıta marifetiyle keşif mahallinde hazır edilmelerine ilişkin bir yöntem de bulunmamaktadır. Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazlara komşu parsel tutanaklarının örnekleri getirtilerek dosya keşfe hazır hale getirtilmeli, bundan sonra, davacıya keşifle ilgili ara kararı yöntemine uygun şekilde ihtar edilerek keşif yapılıp, tarafların delilleri değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.9.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.