MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 108, 109, 225 ve 271 parsel sayılı 9715.08, 25857.96, 159721.31 ve 558410 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 101 ada 108 sayılı parsel ..., 101 ada 109 sayılı parsel ..., 101 ada 225 sayılı parsel Ölü ... ... ... adına, 101 ada 271 sayılı parsel Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. 101 ada 65, 96, 235, 102 ada 43, 44 ve 60 parsel sayılı 7337.82, 13926.12, 18881.20, 11172.69, 3569.66 ve 643516 metrekare yüzölçümüdeki taşınmazlardan 102 ada 60 sayılı parsel Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına, 101 ada 65 sayılı parsel davacı ..., 101 ada 96 sayılı parsel davacı ..., 101 ada 235 ve 102 ada 43 sayılı parseller ..., 102 ada 44 sayılı parsel ise ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiş ve tespitleri kesinleştirilmiştir. Davacı ..., ..., ..., ..., ...'ye husumet yönelterek ve irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 108, 109, 225 ve 271 sayılı parsellerin kendisi ile birlikte kardeşleri ... ve ... ... adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine; çekişme konusu 101 ada 109, 225 ve 271 sayılı parseller hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu taşınmazlara ait tutanak asılları ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğü'ne devrine, 101 ada 235 ve 102 ada 43 sayılı parsellere ait davanın reddine ve tespit gibi tesciline, 101 ada 65 ve 102 ada 60 sayılı parsele ilişkin davanın husumet sebebiyle reddine ve taşınmazların tespit gibi tescillerine, 101 ada 96 sayılı parsel hakkında davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine ve tespit gibi tesciline, 101 ada 108 ve 102 ada 44 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 101 ada 65, 96, ve 102 ada 60 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacı ..., dava dilekçesinde ayrı ayrı parsel numaralarını bildirdiği çekişme konusu 101 ada 109, 225 ve 271 sayılı parsellerin tespitinin iptali ve kardeşleri ... ve ... ile kendisi adına tescili istemi ile dava açmış, davalı olarak tespit maliki olmayan kişileri göstermiştir. Kadastro davalarında husumetin tespit maliklerine yöneltilmesi gerekir. Hal böyle olunca sözü edilen 101 ada 109, 225 ve 271 sayılı parseller hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3- Çekişme konusu 101 ada 108, 235; 102 ada 43 ve 44 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece zilyetliğin terk edilmesi nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahallinde her bir taşınmaz başında ayrı ayrı keşif yapılmamış ve zilyetlik yönünde yeterli beyan alınmamış olduğu gibi, alınan bazı beyanlarda taşınmazların boş durumda olduğu belirtildiği halde ziraatçi bilirkişi raporunda tarım arazisi niteliğinde oldukları ve kullanıldıkları belirtilmiş olmasına rağmen oluşan çelişkinin de giderilmemiş olması nedeniyle, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için her bir çekişmeli parselin başında ayrı ayrı yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, ziraat ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kaldığı, kimin ne zamandan beri ne surette zilyet bulunduğu, zilyetliğin terk edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar ziraat bilirkişi raporundaki bulgular nazara alınarak denetlenmeli, beyanların tespit tutanağının edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.