MAHKEMESİ:... İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle Dairemizce yapılan inceleme sonunda ... tarihli karar ile mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının ... tarihli itirazı üzerine, Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve ... Karar sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazın Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; 2004 Sayılı İİK.nun 44. maddesinde “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemeyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.” demekle tacir olarak kabul edilenlere bir yükümlülük yüklendiğini ve bu yükümlülüğe uymamanın müeyyidesinin de aynı Kanunun 337/a maddesinde “44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde belirtildiğini,İcra takibi ve şikayet gerçek kişi sanığa yönelik olarak yapıldığını, sanığın gerçek kişi kaydı ... tarihinde silinmişse, İİK 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle bozma kararı verilmesi gerekirken, onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.
Dairemizce, Yargıtay C. Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemizin ... tarih ve ... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan inceleme sonunda;
İcra takibine konu çeklerin sanığın bizzat kendisi tarafından keşide edilmiş olması ve icra takibinin de sanığın bizzat kendisine yönelik olması nedeniyle gerçek kişi tacir olduğu anlaşılan sanığın ticaret sicilindeki kaydının... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarih ve 7517 sayılı yazısına göre ... tarihinde silinmiş olduğunun anlaşılması ve müşteki vekilinin, İİK'nun 347. maddesinde düzenlenen üç ay ve her halde bir yıllık süreler geçtikten sonra ... tarihinde şikayette bulunması nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından ".... sanığın beraatine" kısmı çıkarılarak yerine "....İİK'nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine" ifadesi yazılmak suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy