MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 260 ada 25 parsel sayılı 1761.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine yabancı uyruklu gerçek kişiler ve kendi ülkesinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği ve 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan dolayı tazminat davası açılamayacağı şerhi verilerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 260 ada 25 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.