MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Kadı Köyü çalışma alanında bulunan 134 ada 7, 135 ada 1, 2, 3, 4, 8, 9 ve 136 ada 2, 4 parsel sayılı sırasıyla 5.740,92, 1.015,85, 1.688,16, 1.605,80, 1.628,23, 5.932,56, 846,25, 676,17 ve 395,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 134 ada 7 ve 136 ada 4 parsel ..., ..., ... adına, 135 ada 1 parsel ... adına, 135 ada 2 parsel ... adına, 135 ada 3 parsel ... adlarına, 135 ada 4 parsel ..., ... ve arkadaşları adına 135 ada 8 parsel ... ve arkadaşları 135 ada 9 parsel ..., ..., 136 ada 2 parsel ..., ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların kök muris İbrahim Kadızade Mustafa Bini Abdullah adına tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek taşınmazların tamamının 1/4 payının babası Halil Pınarbaşı mirasçıları adına miras payları oranında adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kök muristen intikal ettiği ve taksim edildiği, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar 1290 tarih 90 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayandıkları halde kaydın tüm tedavülleri getirtilmemiş, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği hususu araştırılmamış, davacılar ve davalılar ile tapu kayıt maliki ... arasındaki mirasçılık ilişkisi araştırılmamış ve tapu kaydı mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve varsa haritası; komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında, davacıların dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutların mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli ve bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda bu sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; uygulamada, varsa kaydın revizyon gördüğü parseller de dikkate alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye krokisinde işaretlettirilmeli, uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, davacı ve davalılar ile tapu kayıt maliki ... arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mirasçılık ilişkisi bulunması halinde tapu kayıt maliki ...'ın terekesinin usulüne uygun taksim edilip edilmediği araştırılmalı; böyle bir ilişki bulunmaması halinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-c maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy