MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Pelitçik Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 155 ada 12 parsel sayılı 428,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın babalarının sağlığında davalı ...'a verildiği yine ...'ın babasının sağlığında köyden ayrılıp gitmesi sonucu taşınmaza davacı ... ...'ın zilyet olduğu, üzerindeki fındık ağaçlarının da ... ... tarafından dikildiği belirlenmiş olup, esasen bu yön taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının taşınmazda sürdürdüğü zilyetliğin malik sıfatıyla mı, yoksa gurbette olan kardeşi davalı ...'a izafen mi olduğu noktasındadır. Buna göre, mahkemece, davacı tarafından dava konusu taşınmazın murisin ölümünden sonra yapılan taksim sonucunda kendisine düştüğünün kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın redine karar verilmiş olması dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için, elverdiğince yaşlı, taraflarla yakınlığı ve husumeti bulunmayan, yöreyi iyi bilen kişiler arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tutanak tanıkları ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazda davacının sürdürdüğü zilyetliğin kendi adına mı yoksa davalı adına mı olduğu sorulup saptanmalı, ayrıca taşınmaz üzerindeki fındık mahsulünün kim tarafından toplandığı ve gelirinden kimin, nasıl yararlandığı araştırılmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de dinlenilerek tespite esas beyanları açıklattırılıp, aykırılığın giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek; dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, 3402 saylı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi yönünden dosyada mevcut deliller tartışılarak karar verilmemiş olması da isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy