MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Konakkale Köyü çalışma alanında bulunan 238 ada 17 parsel sayılı 238.23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz önce davalının babası ... adına tespit ve tescil edilmiş bilahare davalı ... tarafından kayden satın alınmıştır. Davacı ... adına tapuda kayıtlı 238 ada 18 parsel sayılı taşınmazın devamı olan ve yol olarak kullandığı yerin davalı adına kayıtlı taşınmaz içinde bırakıldığını öne sürerek bu bölümün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ve davalının kendilerine ait taşınmazları tapu kaydının oluşmasından sonra satış yoluyla edindikleri bu nedenle kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılamayacağı, davacının geçit hakkı davası açması gerektiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ve davalıya ait taşınmazlar babaları adına tespit ve tescil edilmiş taraflar kayden satın almışlardır. Tarafların babaları kardeş olup kardeşler arasında kadastro tespitinden önce 31.03.1999 tarihli sözleşme ile fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 13.05.2013 tarihli raporda 238 ada 17 parselin (B) ile gösterilen 47.03 metrekare yüzölçümündeki bölümün yol olarak bırakılmasının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu bölüm üzerinde sözleşme tarihi ile kadastro tespitinin yapıldığı 29.03.2006 tarihi arasında 20 yıllık süre geçmediğine göre davalı lehine zilyetlik koşulları oluşmadığı gibi, davalının bayii olan babasının kardeşleriyle yapmış olduğu sözleşmenin davalıyı da bağlayacağı açıktır. Hal böyle olunca; mahkemece (B) ile gösterilen bölüme ait tapu kaydının iptali ile haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy