MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 200 parsel sayılı 9210,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 1 parsel numarasıyla 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olan dava nedeniyle yüzölçüm hanesi boş tespit edilerek davalı olduğu gerekçesiyle tutanağı Kadastro Mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesinde yapılan yargılama sonunda yasal dayanağı bulunmaksızın davalı olarak bırakılan ve esasa kaydedilen uygulama kadastro tutanağı hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığının tespiti ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın uygulama tutanak aslı ile birlikte işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uygulama işleminin teknik bir çalışma olduğu, mülkiyete ilişkin olarak hukuk mahkemesinde açılan dava nedeniyle tutanağın miktar hanesinin açık bırakılmasının yasal bir dayanağı bulunmadığı, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklarla ilgili inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Somut olayda uygulama kadastrosundan önce Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesine göre davalı ...'ün başvurusu üzerine yapılan düzeltme işlemi sonucu verilen kararla Karacaömer Köyü çalışma alanında, davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan 200 parsel sayılı 5680 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümü 9210.40 metrekare olarak düzeltilmiştir. Davacı ... ... ve ... hatalı yapılan düzeltme işleminin iptali istemi ile dava açmışlardır. Ordu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/109 Esas-2012-67 Karar sayılı ilamı ile 31.01.2012 tarihinde davanın reddine karar verilmiş ve karar Dairemizin 2012/5153-2013/1537 Esas-Karar sayılı 04.03.2013 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Anılan dosyada karar verildikten sonra, kesinleşme aşamasındayken 16.02.2012 tarihinde uygulama kadastrosu
çalışması yapılmış ve Ordu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/109 esasında görülen davanın, taşınmazın yüzölçümüne ilişkin olması sebebiyle uygulama tutanağının yüzölçüm hanesi boş bırakılarak tespiti yapılmıştır. Ordu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/109 esas sayılı dosyası kesinleşme aşamasında olduğundan kadastro mahkemesine aktarılamamış, ancak uygulama kadastro tutanağı yüzölçüm hanesinin boş bulunması sebebiyle tutana kadastro mahkemesine gönderilmiş ve esasa kaydedilmiştir. Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesine göre uygulama alanında işe başlamadan önce bu alan içinde kalan taşınmazlar hakkında mahalli hukuk mahkemelerinde, sınır veya yüzölçümüne yönelik devam eden davalarla hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesi kadastro müdürü tarafından yazıyla istenerek temin edilir. Yine aynı Yönetmeliğin 28. maddesine göre uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden taşınmazlardan mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu sınıra ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilir ve yüzölçümü kesinleştirilmez. Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının ilgili kadastro mahkemesine devri hususunda mahalli hukuk mahkemesine bilgi verilir. Uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden bu taşınmazların tutanakları davalı olarak düzenlenir ve tutanaklarda mahkemenin adı ve dosya numarası belirtilir. Kadastro Müdürünce davalı taşınmazlara ait tutanaklar ve eklerinin tasdikli birer örneği müdürlükte bırakılmak suretiyle asılları ile pafta örnekleri en geç 7 gün içinde ilgili kadastro mahkemesine gönderilir. Uygulama kadastrosunun teknik bir çalışma olduğu, uygulama kadastrosunda mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak ne var ki somut olayda uygulama tutanağının yüzölçüm hanesinin boş bırakılmasının nedeni mülkiyete yönelik bir dava değil, Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinden kaynaklanan sınır ve yüzölçüme ilişkin bir davadır. Bu tip davaların söz konusu olduğu durumlarda yüzölçüm hanesinin boş bırakılması ve tutanağın kadastro mahkemesine aktarılması, yukarıda anılan ilgili yönetmelik hükümleri ve olayın mahiyeti gereğidir. Bununla birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlık Ordu 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2010/109 Esas sayılı dosyasında çözülmüş, çekişmeli taşınmazın yüz ölçümü ve sınırları Kadastro Müdürlüğü'nün düzeltme işlemi ile belirlenmiş ve taraflar için kesin hüküm oluşmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. maddesi gereğince kesin hüküm kesin delil niteliğinde olup taraflar yönünden bağlayıcıdır. Hal böyle olunca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Ordu 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2010/109 Esas sayılı dosyasına göre çözümlenmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy