MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Yenimahalle Mahallesi çalışma alanında bulunan 1911 ada 24 parsel sayılı 174,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... kızı ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... kızı ..., beyanlar hanesinde kullanıcı adının yanlış yazıldığını ileri sürerek adına şerh verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde zilyedin baba adının ... olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı olan kullanıcı adındaki hatanın düzeltilmesi istemine yönelik olduğu kabul edilerek sözü edilen şerhteki ismin ... kızı ...olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Ancak; dava dilekçesinde aynı yerde şerhte ismi yazılı olan “... kızı ...” isimli bir şahsın da olduğu ancak davaya konu olan taşınmazın adı geçen kişinin kullanımında olmayıp, fiili kullanıcının davacı olduğu ileri sürüldüğüne göre dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4 maddesi gereğince yapılıp kesinleşen kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Bu nitelikteki davaların, özen gösterilmediğinde hak sahipliğini değiştirecek nitelikte olmaları nedeniyle tapu maliki Hazine ile birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına zilyetlik veya muhdesat şerhi bulunan kişi ya da kişilere yöneltilmesi zorunlu olup, çekişmesiz yargı işi olduğundan söz edilemez 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece taraf teşkili usulünce tamamlanarak yargılama yapılmak üzere mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirilme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy